IFRS 9 Beklenen Kredi Zararı (ECL) Hesaplama
Ticari alacaklar veya krediler için TFRS 9 / IFRS 9 uyumlu beklenen kredi zararı ve karşılık tutarını hesaplayın.
Vade Aralıkları (Yaşlandırma)
Her vade aralığı için alacak tutarını ve geçmiş zarar oranını girin.
Vadesi Geçmemiş
1–30 Gün Gecikmiş
31–60 Gün Gecikmiş
61–90 Gün Gecikmiş
90 Günden Fazla Gecikmiş
₺1.213.000,00
₺40.535,00
%3,34
₺15.535,00
ECL Karşılık Matrisi
Vade aralığına göre beklenen kredi zararı dağılımı.
| Vade Aralığı | Alacak Tutarı (TL) | Geçmiş Zarar Oranı (%) | Düzeltilmiş Oran (%) | Beklenen Kredi Zararı (TL) |
|---|---|---|---|---|
| Vadesi Geçmemiş | ₺850.000,00 | %0,50 | %0,55 | ₺4.675,00 |
| 1–30 Gün Gecikmiş | ₺210.000,00 | %2,00 | %2,20 | ₺4.620,00 |
| 31–60 Gün Gecikmiş | ₺95.000,00 | %8,00 | %8,80 | ₺8.360,00 |
| 61–90 Gün Gecikmiş | ₺40.000,00 | %25,00 | %27,50 | ₺11.000,00 |
| 90 Günden Fazla Gecikmiş | ₺18.000,00 | %60,00 | %66,00 | ₺11.880,00 |
| TOPLAM | ₺1.213.000,00 | %3,34 | ₺40.535,00 |
| Hesap Kodu | Hesap Adı | Borç | Alacak |
|---|---|---|---|
| 654 | Karşılık Giderleri | ₺15.535,00 | — |
| 129 | Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (–) | — | ₺15.535,00 |
Kayıt, TFRS 9 kapsamında hesaplanan karşılığın önceki dönem bakiyesine göre net hareketini yansıtır. Alacağın 128 hesabına sınıflandırılması VUK 323 çerçevesinde ayrı değerlendirme gerektirir.
Hesaplama Yöntemi Hakkında
Basitleştirilmiş yöntem: Her vade aralığı için ECL = Alacak Tutarı × Geçmiş Zarar Oranı × (1 + İleriye Dönük Düzeltme) formülü uygulanır.
Genel yöntem: ECL = EAD × PD × LGD hesaplanır, ardından ilgili ufuk boyunca 1 / (1 + İskonto Oranı)^Ufuk ile bugünkü değere indirgenir.
Beklenen Kredi Zararı (ECL) Nedir, Neden Hesaplanır?
Önce basit bir örnekle başlayalım
Diyelim ki 10 arkadaşınıza 1.000'er TL borç verdiniz. Hepsi "öderim" dedi. Ama siz hayattan biliyorsunuz ki, bu 10 kişiden muhtemelen 1 tanesi bu parayı bir türlü geri ödeyemeyecek — belki işini kaybedecek, belki başka bir sorunu olacak.
Şimdi kendinize sorun: Cebinizde gerçekte ne kadar paranız var?
- Kağıt üzerinde: 10.000 TL alacağınız var.
- Gerçekte beklenen: Muhtemelen sadece 9.000 TL'yi geri alacaksınız.
İşte "Beklenen Kredi Zararı" (kısaca ECL, İngilizce Expected Credit Loss) tam olarak budur: henüz gerçekleşmemiş ama gerçekleşmesi muhtemel olan kaybı önceden tahmin edip hesaba katmak.
Şirketler için de aynı hikaye geçerli
Bir şirket düşünün — ister mal satıp veresiye alacağı olsun, ister bir bankanın verdiği kredi olsun. Şirketin defterinde "alacaklar" diye bir tutar yazar. Ama gerçek hayatta:
- Bazı müşteriler ödemeyi geciktirir.
- Bazıları hiç ödeyemez (iflas eder, işi biter, ortadan kaybolur).
- Bazı krediler zamanla "sorunlu" hale gelir.
Şirket eğer defterine "bu paranın tamamını alacağım" yazıp öyle bırakırsa, aslında olduğundan daha zengin görünür. Bu da hem şirketin kendisini hem de ona bakan bankaları, ortakları, yatırımcıları yanıltır.
ECL hesaplaması, bu yanılmayı önlemek için yapılır: "Bu alacağın/kredinin ne kadarını gerçekten tahsil edemeyeceğiz?" sorusunun cevabını önceden tahmin edip, o kadarını gider olarak yazıp bir kenara ayırmaktır (buna karşılık denir).
Neden zorunlu, kim istiyor bunu?
Bu, keyfi bir tercih değil — TFRS 9 / IFRS 9 adında bir muhasebe standardının gereğidir. Bu standart, dünyanın çoğu ülkesinde şirketlerin ve bankaların finansal tablolarını hazırlarken uyması gereken bir kuraldır. Amacı basit:
Finansal tablolar, süslenmiş değil, gerçek durumu göstersin.
2008 küresel finans krizinde bankaların "her şey yolunda" görünen bilançolarının aslında büyük gizli zararlar taşıdığı ortaya çıkmıştı. O günden sonra dünya, "zararı gerçekleşmeden önce, gerçekleşmesi muhtemel olduğu anda görelim" mantığına geçti. ECL, bu dersin sonucudur.
Peki bu hesaplama nasıl yapılır? (Çok kısaca)
İki basit yaklaşım var:
1. Ticari alacaklarda (mal/hizmet satışından doğan alacaklar): Geçmişte benzer alacaklardan ne kadarının tahsil edilemediğine bakılır (örneğin "90 günü geçmiş alacakların geçmişte %60'ı hiç tahsil edilememiş") ve bu oran, güncel alacaklara uygulanır. Ayrıca "önümüzdeki dönem ekonomi nasıl olacak, daha mı kötü daha mı iyi" beklentisi de bu orana eklenir.
2. Kredilerde (banka kredileri gibi): Üç şey sorulur:
- Kaç TL risk var? (borçlu ödeyemezse elde ne kalır)
- Ödeyememe ihtimali ne kadar? (yüzde kaç şansla ödenmeyecek)
- Ödenmezse ne kadarını kaybederiz? (teminat varsa bir kısmı kurtulur)
Yine bir örnekle görelim. Bu kez bir arkadaşınıza 10.000 TL borç verdiniz, o da "ödeyemezsem diye" size değeri 6.000 TL olan bir şeyini (mesela saatini) teminat olarak bıraktı. Şimdi aynı üç soruyu bu örneğe soralım:
- Kaç TL risk var? Arkadaşınız bir gün ödeyemez hale gelirse, o anda size olan borcu tam 10.000 TL. Yani risk tutarı 10.000 TL.
- Ödeyememe ihtimali ne kadar? Arkadaşınızı biraz tanıyorsunuz, işi biraz dalgalı — diyelim ki %10 ihtimalle bu borcu ödeyemez hale gelir.
- Ödenmezse ne kadarını kaybederiz? Ödeyemezse elinizde teminat olarak saati var, onu satıp 6.000 TL alabilirsiniz. Yani 10.000 TL'lik borcun sadece 4.000 TL'si gerçek kayıp olur — kayıp oranı %40.
Şimdi bu üçünü çarpalım: 10.000 TL (risk) × %10 (ödeyememe ihtimali) × %40 (kayıp oranı) = 400 TL.
Yani siz, bu 10.000 TL'lik alacağınızın ortalama 400 TL'sini hiç göremeyebileceğinizi baştan biliyor ve ona göre hazırlıklı oluyorsunuz. Bankalar da milyonlarca kredi için, her biri için ayrı ayrı, tam olarak bu hesabı yapıyor.
Ayrıca kredinin risk durumuna göre 3 aşamaya ayrılır: normal seyreden krediler için sadece gelecek 1 yılın riski hesaplanır; riski belirgin şekilde artmış veya zaten sorunlu hale gelmiş krediler için ise kredinin sonuna kadarki tüm risk hesaba katılır.
Sonuçta bu hesaplama ne işe yarıyor?
- Şirket kendini kandırmaz. Gerçekte ne kadar parası olduğunu bilir.
- Bankalar, yatırımcılar ve ortaklar güvenilir bilgiye ulaşır. Karar verirken süslenmiş değil, gerçeğe yakın rakamlarla çalışırlar.
- Sürpriz kayıplar azalır. Zarar, bir anda ortaya çıkıp şok yaratmak yerine, zaman içinde küçük küçük görülür ve yönetilir.
- Denetim ve yasal uyum sağlanır. TFRS 9 uygulayan şirketler için bu hesaplama, finansal tabloların doğru kabul edilmesinin bir şartıdır.
Kısacası
ECL, "elimizdeki her alacağın/kredinin tamamını mutlaka geri alacağız" diye saf bir iyimserlikle değil, "geçmiş tecrübe ve mevcut şartlara göre gerçekçi olarak ne kadarını geri alabiliriz" diye düşünerek finansal tabloları hazırlamaktır. Tıpkı arkadaşlarınıza borç verdiğinizde cebinizdeki gerçek parayı bilmek istemeniz gibi — şirketler de gerçek mali durumlarını bilmek zorundadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İlgili konular
Bu araç eğitim ve tanıtım amaçlıdır; gerçek TFRS 9 karşılık hesaplamaları şirketin politikaları, geçmiş kayıp verileri ve bağımsız denetim/danışmanlık değerlendirmesi doğrultusunda yapılmalıdır.
